zeki kayahan coşkun

istanbul doğumlu, radyo programcısı - program yapımcısı - yazar - televizyon sunucusu. (bkz:türkleri anlama kılavuzu)

vurgun

orjinal adıyla "rapture" (bkz:lauren kate) in yazdığı düşüş serisinin 4. ve son kitabıdır.

fahrenheit 451

lisede bize felsefe dersi veren mahmut hanönü hocamın bana kattığı yegane değerlerden biridir. kendisi sayesinde distopik dünyalara giriş yapmıştım. cesur yeni dünya, 1984 ve fahrenheit 451 eserlerinden bahsetmişti ve "okuyun bunları gençler, türkçe çevirileri vardır hepsinin. çok güzel eserlerdir" deyişi nedense gözümün önünden hiç gitmez.

itfaiyecilerin tek işinin yakmak olması ve yaktıkları şeyin kitaplar olması beni hep şaşırtacak sanırım.

ağustos ayı kitap çekilişi

https://www.instagram.com/p/BYqS0QKhn8S/

#bivido ağustos ayı kitap çekilişi talihlileri @benim.raflarm @okuryazarkivircik ve papatyaninguncesi buradaki isimler bivido.com sitesindeki kullanıcı isimleridir arkadaşları tebrik ederiz gelecek ay görüşmek üzere katılımlar için tüm üyelere teşekkürler. adres bilgisi için instagramdan veya bivido.com sitesinden samsam ile iletişime geçerseniz en kısa zamanda kitaplar elinize ulaştırılacaktır. kitap seçimi d&r en popüler kitaplardan istediğiniz bir kitap olacaktır.

söyle margos nerelisen?

(bkz:mıgırdiç margosyan)'ın yazdığı 144 sayfalık hikaye.

musa anter

mardin doğumlu, kürt yazar, şair ve gazeteci.. (bkz:hatıralarım)

nar çiçeği

bana, beni incitmek için "çakıl taşı" diye hitap etmeye başladığı o günden sonra bir gün, deniz kenarına gitmiş ve avucumda tuttuğum bu taşları toplamıştım. taşları dakikalarca incelemiş, onların -sevilmeye değer- bir özellikleri olup olmadığını düşünmüş ve bir türlü bulamamıştım. ben de demir'den, aynı onun benden nefret ettiği gibi daha çok nefret etmiştim.

john fowles

essex, ingiltere doğumlu, ingiliz roman ve deneme yazarı. (bkz:koleksiyoncu)

çünkü biz karıncayız

oldukça özgün bir konusu olan,karakterleri ve kurgusu yönünden de başarılı bir kitap. hatta en son bkmkitap'ta 12.90 indirimindeydi.

shameless

chicago'nun varoş bir semtinde geçen dizi; altı çocuk ve bir babadan oluşan gallagher ailesinin zaman zaman komik, çoğu zamansa yürekleri burkan hayatlarını anlatılmaktadır. evin reisi olan frank gallagher (william h. macy) sahtekar, alkolik ve utanmaz bir babadır. fiona gallagher (emmy rossum) ise kardeşlerin en büyüğü, fedakâr bir o kadar da belayı üstüne çeken karakter. dizide ailenin ve her bireyin kendi içinde yaşadığı maceralar anlatılmaktadır. cinsellik, eşcinsellik, alkol, uyuşturucu ve benzeri öğelere sahiptir.

organize işler sazan sarmalı

çok sevdiğin biri var, artık yok. yerine kim gelmeye kalksa, onu arıyorsun. bulamıyorsun.
ne yapsa yeri dolmayacak.
aynı kült filmler de böyle. organize işler’in repliklerini aradım filmde. onun yerine koyabileceğim yeni replikler. ama yoktu. bunca övülen kıvanç tatlıtuğ’dan filmden geriye yalnızca gülüşü kalması yetmedi. bazı şeyler tekken daha güzel. yerine kimseyi getirmeye çalışmamalı.

sabahattin ali

"halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... içimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... içimizde şeytan yok... içimizde aciz var... tembellik var... iradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var."

nehir erdem

istanbul doğumlu, yazar. (bkz:deli divane)

reşat nuri güntekin

"niye kitap okumuyorlar?" demek "niye piyano çalmıyorlar?" demek gibi bir şeydir. kafayı kitap okumaya alıştırmak parmakları piyano çalmaya alıştırmaktan kolay değildir. ona göre yetişmek, ona göre hazırlanmak lazım gelirdi. okumak bir kitaptan alınan elemanlarla kendine manevi bir dünya yapmak, onun içinde tek başına yaşayabilmektir. bu, ta çocukluktan başlayan uzun alışkanlıklar ve egzersizler neticesidir.

siyah buz

Âşık olmak hiç bu kadar tehlikeli olmamıştı… beni ona bakarken yakalayınca hemen gözlerimi kaçırdım. bakarken yakaladığına inanamıyordum. ona karşı hissedebileceğim çekim fikrinden nefret ettim.beni rehin almıştı. beni isteğim dışında alıkoymuştu. son iyilikleri bunu değiştiremezdi. kendime onun gerçekte kim olduğunu hatırlatmalıydım.ama gerçekte kimdi?
(tanıtım bülteninden

robert greene

los angeles, kaliforniya, amerika birleşik devletleri doğumlu, amerikalı yazar. (bkz:iktidar - güç sahibi olmanın 48 yasası)

sarah jio

okumaktan zevk aldığım bir yazardır. böğürtlen kışı ve mart menekşelerini okudum bir çırpıda bitirdim akıcı bir üslubu var merak uyandıran bir anlatımı var.gündüzsefası ve son kamelya kitaplarını da okumak isterim

kemal tahir

"bizim memleket ızdıraba katlanmasını iyi beceriyor da, ona karşı gelmesini beceremiyor"

ruhlar evi

ısbn 9755102160 numaralı can yayınları tarafından satışa sunulmuş ve ısabel allende tarafından kaleme alınmış bir kitaptır.
kitap için arka tanıtım yazısında neruda cenaze töreni, pinochet'in son saatleri gibi durumları anlattığı söylense de bu konulara neredeyse yok denecek az değinmiş ve kitap içinde bu isimler kullanılmıştır.
kitabın ilk 300-320 sayfasında şili'nin toplumsal yapısı aşk ve burjuva katmanları üzerinden irdelenmektedir. bir gencin aşık olması, azmi, hüznü, burjuvaya yükselerek kaybettiği duyguları başlayarak kendi ailesi ve devam eden kuşakları üzerinden toplumu ve insanı anlatmaktadır. hayatının son döneminde ise kaybettiği insani duygularına tekrar dönüşünü şili tarihinin en kanlı askeri darbesiyle birlikte yaşadıkları sonucu olduğunu gözlemliyoruz. dili büyülü gerçekçilik akımından izler taşısa da gabriel garcia marquez gibi etkili değildir. kitap bütünlük açısından konu bağlamında güzel olsa da, neruda'nın cenaze töreni ve devrik lider pinochet hakkında daha çok bilgi ve toplumun görüşlerinin de betimlemesinin yapılmasını beklemiş olduğumdan o konuda küçük bir hayal kırıklığı içinde kaldım. genel olarak kütüphanenizde olması gereken güzel bir eser.

içimizdeki şeytan

ah o boynuzu kırılasıca kırmızı suratlı yapmak istemediklerimizi yaptıran pis şeytan. hep sana uydum, senin yüzünden deriz ya.. cık cık cıkkkk.. naneleri yiyip yiyip şeytana uydum demek yok kardeş. içimizde şeytan yok. şeytan sensin. suçu ona atıp durmayın diyen kitaptır kendileri.