huzursuzluk

(bkz:zülfü livaneli) tarafından yazılmış 160 sayfalık bu kitap roman, edebiyat türlerine sahiptir.ayrıca kitap 9786050939828 ısbn numarasına sahiptir.
huzursuz huzursuz okuduğum ama okunması gereken güzel kitap. zülfü livaneli yine yapmış yapacağını.
oysa mahlepli süryani şaraplarıyla ünlü bir yerdi buralar;dizlerini bir sağa bir sola çevirerek yere doğru yavaş yavaş, müziğin ritmine uyarak çöküp sonra aynı şekilde yukarı kalkarken,hüner sahiplerinin göğe dönmüş alınlarının üstündeki dolu rakı bardağından bir damla bile dökmemekle övündükleri reyhani danslarının memleketiydi.
harese nedir, bilir misin? develerin çölde çok sevdiği bir diken var. deve dikeni yedikçe ağzı kanar. tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz… ortadoğu’nun âdeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. kendi kanının tadından sarhoş olur.
"her insanın icinde iyi ve kötü, yan yana durur. hangisini beslersen o galip gelir." (s. 85)
ıstanbul da yaşayan ibrahim çocukluk arkadaşı hüseyin' in vefatı üzerine uzun yıllar sonra memleketi mardin'e gelir. arkadasi hüseyin'i ölüme götüren sureci araştırmaya başlar. huseyin'in mardin de baslayip amerika da sona eren yasaminda dudaklarindan eon dokuken soz "ben bir insandim." ıbrahim araştırmaya başladıkça ısid zulmüne uğramış ezidi meleknaz ile karşılaşır. kitapta meleknaz'in uğradığı zulum anlatılırken bi yanda da hüseyin 'in onun için çırpınmasi üzerinden insanlık, vicdan üzerine dersler vermektedir. ortadoğunun yüzyıllardır kaderi olan yoksulluk, sefalet, tecavüzler, savaşlar, cinayetler ve sebepsiz ölümler ve isid teröru uzerinden insanlık irdeleniyor. kitap okudukça yüzümüze oyle vuruyor ki bi parça insanlığı kalanlar vicdanlarında bir sizi hissediyor. meleknaz' in yaşadıkları öğrendikçe hüzune kapılıyor insanlığımız. nedir su dünya da paylasamadigimiz, ne zaman yitirdik vicdanlarımızı ve insanligimizi? kalemine sağlık zülfü livaneli
livaneli'ye göre biraz düşük bulduğum bir kitap. yine de çok başarılı ve okunması gerekir.
bir şeyler yapıyorum, yürüyorum, konuşuyorum, yemek yiyorum yani her zaman yaptığım işleri sürdürüyorum ama nasıl anlatsam, bir boşluk duygusu içinde. sanki içimde derin bir hiçlik var.
*sayfa110*
aslında çoğu insanın kulağına çalınan ezidileri ( yezidiler diye akıllarda kalan),  ve hayatla ölüm arasına sıkışmış hüseyinle meleknazın hikayesi... zülfü livanelinin anlatımdaki yalınlığı ve akıcılığı gözardı edilmemeli. kısa sürede okunan etkileyici kitap.
meleknazın yaşadıklarını okudukça kitabın adı gibi içinizde bir huzursuzluk hissediyorsunuz.

kitapta da denildiği gibi hayatta normal olan huzursuzluk durumudur, huzur ise  çok ender yakalanan geçici anlardır olsa olsa....

( !!! kitap marullara bakış açınızı da değiştiriyor)