renklerin kara kitabı

bilmiyorum bu kitabın bendeki etkisini nasıl anlatabilirim. denemeye çalışayım..
" kırmızı, hem çilek gibi ekşimsi hem de karpuz gibi tatlıymış. bir de sürtünüp yüzülmüş bir dizin can acıtmasını hatırlatırmış. "
"ibrahim diyor ki sarı renk bir civciv kadar yumuşakmış ve zihinde hardal gibi bir tat uyandırırmış."
"ve siyah renklerin kralı! annesi ibrahimi öptüğünde yüzünü okşayan ipek saçlar gibi yumuşaktır siyah. ibrahim böyle hissediyor."

(bkz:menea cottin) 'in yazmış olduğu bu kitapta renkleri görmüyoruz. renklere dokunuyoruz mesela. ya da tadına bakıyoruz. kitabı hem latin alfabesinden hem de brail alfabesinden okuyabiliyoruz. üstelik kitabın son sayfası sayesinde brail alfabesini öğrenme şansımız da var. bilmem niyedir beni mutlu ederken hüzünlendirdi bu kitap. hüzünle okudum. siz keyifle okuyun.