bookstouchthesky

Durum: 35 - 0 - 0 - 0 - 02.10.2017 16:23

Puan: 278 - öğrenci

3 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

İstanbul Üniversitesi, 21, Okuduğum kadar çok oyun oynarım, belki gamer? Hıhı evet.
  • /
  • 4

marslı

filmini sinemada izleme fırsatı bulmuştum, video günlüklere özellikle de dünya dışındayken olanlara aşırı merakım var, bilim-kurgu üzerine komedi, üzerine de dünya dışı tarım konuları ele alınınca beni inanılmaz cezbetmişti. her şey yapılabilirmiş gibi hissettiren akıcı güzel bir filmdi. kitabının filmdeki gibi görselle desteklenmediği için terimsel açıdan daha ağır olduğunu duymuştum.

young sheldon

çıkacağını duyduğum andan itibaren çok heveslenmiştim. dün izleme fırsatı buldum, hikayenin başladığı yeri çok sevdim, ara hikayeleri jim parsons'ın seslendirmesine de ayrı bayıldım. ana karakterle bağımız henüz sağlamlaşmadı ama ilerde olacağından eminim. gülme efektlerinin olmaması bizi daha derin bir hikayenin beklediğini de gösteriyor, üstelik sadece 20-22 dakika. hemen yeni bölüm gelsiin! :)

şeker portakalı

insanın içine ılık ılık bir şeyler aktığını hissettiren mükemmel kitap. çocukluğun derin yaraları ve çok daha fazlası belki de.
serinin ikinci kitabıyla doruk noktasına ulaştığını düşündüğüm yazar, son kitabında ciddi şekilde batırmış.
zeze'nin hayatını onunla birlikte yaşamazsanız, çok şey kaybedersiniz.

rick and morty

insanların pickle rick bölümüyle hypeladığı ama bundan çok çok daha iyi sahnelerin olduğu, zaman yolculuğu ve bir sürü bilim kurgu öğesinin bulunduğu, hiç bir yere taş atmaktan gocunmayan tabiri caizse güldürürken düşündürmekten kafa patlatan, ayrıntı çizimleriyle geeklerine doyum yaşatan mükemmel animasyon-çizgi dizi. dini değerlerin dalga geçilemeyecek şeyler olduğunu düşünenlerin izlemesini tavsiye etmem. adamlar hristiyanlara sövüyor kimse ses çıkarmıyor, bizim sitelerde müslümanlara şöyle dedi, tövbee deee! diye utanç dolu yorumlar görüyorum. can sıkıcı olsa da, açık görüşlü olmayan insanı üç dakikadan sonra sarmıyor zaten. boş komedi sevmiyorsanız şiddetle tavsiye ederim.

cesur yeni dünya

bu kadar sevilmesine anlam veremediğim, yazarının bile distopya mı ütopya mı olduğuna karar veremediği ve muhtemelen bu yüzden tatminsizlik dolu bir sonla bitirdiği, aşırı detaylarıyla can sıkan, bütün bunlara rağmen arkasındaki emek ve kaynak arayışı dolayısıyla saygı duyulması gerektiğini düşündüğüm kitap.

kayboluş

kapak tasarımıyla bilim-kurguyu canlandıran, polisiye-roman olarak geçen ve içinden neredeyse bir aşk romanı çıkan kitap.
asla istediğiniz tatmini vermiyor evet kendini okutuyor, merakla son sayfalara kadar geliyorsunuz ama sonrasında bam! kitap bitiyor, öylece, ne oldu ne bitti anlamadan. yaşamın içinden soruların romanları bunlar, epilepsi tedavisi gören bir kadının üzerinde yapılan deneyler ve bu deneylerle yaşamaya başladığı başka bir hayatı konu alıyor, diğer kitaplarına nazaran bunun sonunun tatmin düzeyi daha yüksek yine de.

buket uzuner

3-4 tane kitabını okuma fırsatı bulduğum, kitaplarını ilmek ilmek işlediğini okurken bile hissettiğiniz, kafasının içi dolu kadın yazar.
henüz ikisini çıkarttığı uyumsuz defne kaman serisinde şamanizmi anlatması nedeniyle de ayrı bayılıyorum.

kara kule

kitabı okuyanlar için tam bir facia olan, konuyu bilmeden gidenler için klasik kötülerin yenildiği çocuklar kullanılmış bir film. alelacele çekilmiş, bir sürü yeri eksik kalmış gibi hissediyorsunuz filmi izlerken, çoğu yeri anlamıyorsunuz bile. bu kötü filmin üzerine, filmden uyarlama kısa kitap da çıkarttılar ve ben tam anlamıyla kıl oldum. buna ayıracağınız vakitte insanlığa çok daha yararlı işler yapabilirsiniz. :)

içimizdeki şeytan

kitap içerisinden hemen herkesin aynı alıntıyı yaptığını düşünüyorum, o yüzden paylaşmayacağım, üniversite stajım esnasında okumuştum, staj o kadar boş geçiyordu ki görebileceğim tek şey boş panolardı ve bu kitap da hiç eğlendirmiyordu. zeki ama çalışmayan bir adam olan ömer'i, onun yaşadıkları üzerinden kendi hayatlarımızı okuyoruz bu kitapta, inanılmaz kasvetli, son sayfalarda bir o yana bir bu yana devrilerek zar zor okuduğum yine bir sabahattin ali eseri, sanırım yıldızımız barışmayacak bir türlü

çizgili pijamalı çocuk

çocuklara okutulsa da içeriğinin çocuklara yönelik olduğunu düşünmediğim, yalnızca bir çocuğun gözünden yazıldığı için buna inanıldığını düşündüğüm bir kitap, içerik hitler'e ve onun nazilerine ilgi duyanlar için basit, bir giriş kitabı olabilir, ana karakter çocuk olduğu için okuduğunuz hikaye daha çok dokunuyor içinize, babası bir asker olan karakterimiz, yine babasının işi dolayısıyla kendi evinden çok uzağa taşınmak zorunda kalıyor, yeni evinin penceresinden gördüğü demir parmaklıklar ise onun bu yolculuğa çıkmasına ve bizim bu kitabı merakla ve çabucak okumamızı sağlıyor
  • /
  • 4
Henüz hiç başlık açmamış.
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 35

game of thrones

zamanında 2-3 sezon izleyip bıraktığım, son zamanlarda yine hypelandığı için ve arkadaşlarımın konuşmalarına katılamadığım için mecburiyetten izleyip bitirdiğim onca spoilera rağmen keyfimden hiç bir şey eksilmeden izledim, bazı karakterlerin ölümlerinde içimin yağları eridi, bazı sahnelerde aşırı cringe oldum bunun dışında belki kendi kategorisinde çok iyi bir dizi ama bu kadar konuşulmasının sebebinin +18 öğelerle bu denli donatılmış içeriklerin gençler arasında cool görünmesiyle alakalı, sezonlar boyunca dikkatli izleyenler için bolca mantık hatası var ama sonuç olarak akıcı ve izlendiğinde keyif veren ve bittiğinde keşke izlemeseydim dedirtmeyen bir dizi

jon snow

hiç bir şey bilmemesiyle insanı kanser eden, sık sık da bu cümleyi size ve dizi içerisindeki karakterlere kurduran, insana hâlâ inatla güvenen, yakışıklı ve masum dizi oyuncusu, özel hayatında da epey esprili biri, oyunculuğu da fena sayılmaz, bir de dizi sezon finali verdiğinden beri kalçasıyla gündeme gelen kişi, gülsem mi haklı mı bulsam bilemedim :)

eylül ayı kitap çekilişi

masumiyet müzesi

ilk orhan pamuk deneyimimi bu kitapla yaşamaya başladım ancak bitiremedim, uzak akraba da olsa ensest bir ilişkiyi konu alan bu gereğinden çok kullanılan detaylarla uzatılmış kitapta boğuluyorsunuz, koskoca bir entrika yumağı kendisi, bir nişanlı, nişanlısını aldatan bir adam, kasvet, kasvet ve kasvet, beni üzmeyip yalvarışlarım sonunda spoiler verip beni bu çileden kurtaran arkadaşıma teşekkür ederim

satranç

yarım saatte bitirdiğim, bir mahkumun elinde bulunan tek bir kitapla yarattığı mucizeye tanık olduğunuz muhteşem kitap, zweig'e başlamak için de çok uygun, zweig'in bu kitapta intiharına da gönderme yaptığı söylenir ayrıca

rick and morty

insanların pickle rick bölümüyle hypeladığı ama bundan çok çok daha iyi sahnelerin olduğu, zaman yolculuğu ve bir sürü bilim kurgu öğesinin bulunduğu, hiç bir yere taş atmaktan gocunmayan tabiri caizse güldürürken düşündürmekten kafa patlatan, ayrıntı çizimleriyle geeklerine doyum yaşatan mükemmel animasyon-çizgi dizi. dini değerlerin dalga geçilemeyecek şeyler olduğunu düşünenlerin izlemesini tavsiye etmem. adamlar hristiyanlara sövüyor kimse ses çıkarmıyor, bizim sitelerde müslümanlara şöyle dedi, tövbee deee! diye utanç dolu yorumlar görüyorum. can sıkıcı olsa da, açık görüşlü olmayan insanı üç dakikadan sonra sarmıyor zaten. boş komedi sevmiyorsanız şiddetle tavsiye ederim.

how i met your mother

friends'ten önce izlediğim ve bir sürü eksik bulmadığım için kendimi şanslı hissettiğim, karakterlere bağlandığım için finaliyle ilgili çok da hayal kırıklığına uğramadığım bir dizi kendisi, güzeldi yine olsa yine izlerim sanırım

daenerys targaryen

birine tanıtılırken kullanılan bir sürü ünvanı ile hayrete düşüren, ateşten etkilenmeyen, insanları korkuyla değil özgürlüklükle bir araya getiren, dizi boyunca neredeyse aydınlık sahnelerin hepsinin kendine ait olduğu, yüzü, sesi, fiziği ve oyunculuğu benim için mükemmel karakter, işte bu da jon snow :)

feyza altun

bunca şişirilmesine sebebiyet veren tavırlarının ardında kitaplarının bolca satılması isteğinin olduğunu düşünüyorum, bahsettiği konuları umarım ki gerçekten önemsiyordur, bunun dışında kişilik olarak çok rahatsız edici bir karakteri var, bir avukata gelene kadar bu konuda epey emek vermiş insanların kitaplarını okumayı tercih ederim, feminizmi her ne kadar aksini savunsa da erkek düşmanlığı olarak lanse etmesini ve feminist grupları şiddete yöneltmesini tasvip etmiyorum, kadın erkek eşitliğidir feminizm, kadın üstünlüğü değil

satranç

yarım saatte bitirdiğim, bir mahkumun elinde bulunan tek bir kitapla yarattığı mucizeye tanık olduğunuz muhteşem kitap, zweig'e başlamak için de çok uygun, zweig'in bu kitapta intiharına da gönderme yaptığı söylenir ayrıca
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.