kitapkolikkafasi

Durum: 7 - 0 - 0 - 0 - 22.09.2017 18:28

Puan: 52 - öğrenci

3 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Kitap kurdu, filmlere ve müziklere aşık, anıları her zaman saklayan, hayatı seven, güneşin doğuşunu izlemeye bayılan, dünyaya gelişin bir amacı olduğunu düşünen bu yüzden elinden geldiğince insanlara yardım etmeye çalışan bir insanım ^^

karin karakaşlı

karin karakaşlı 1972’de istanbul’da doğdu. sankt georg avusturya lisesi’ni ve boğaziçi üniversitesi yabancı diller yüksek okulu mütercim tercümanlık bölümü’nü bitirdi. günlük yaşamdan süzdüğü çoğu hüzünlü öyküleri incelikli bir anlatımla kaleme alan karakaşlı’nın ilk kitabı bu yayınevi roman yarışması’nda mansiyona değer görülen ay denizle buluşunca 1997’de yayımlandı. başka dillerin şarkısı 1999’da varlık yayınları tarafından yayımlandı.
1998’de varlık yayınları’nın yaşar nabi nayır gençlik ödülü’ne değer görülen karin karakaşlı, 1994’te gençlik kitabevi öykü yarışması’nda üçüncülük, 1995 gençlik kitabevi öykü yarışması’nda birincilik kazandı.
anita brookner’den özel bir görüş (1997) ve péter esterházy’den hrabal’in kitabı (1998) romanlarını çeviren yazarın öykü ve makaleleri sel yayınları’nın kadın öykülerinde istanbul, kadın öykülerinde avrupa ve kadın öykülerinde doğu kitapları başta olmak üzere çeşitli antolojilerde yer aldı.
şiir kitabı benim gönlüm gümüş (aras yayıncılık) 2009’da; yeniden gözden geçirilen gençlik romanı ay denizle buluşunca ve çocuk kitabı gece güneşi 2011’de (günışığı kitapları) yayımlandı.
karin karakaşlı’nın günay göksu özdoğan, füsun üstel ve ferhat kentel’le birlikte hazırladığı türkiye’de ermeniler: cemaat, birey, yurttaş (bilgi üniversitesi yayınları, 2009) adlı bir de araştırma kitabı bulunmaktadır.
1996-2006 yılları arasında türkçe-ermenice yayımlanan haftalık agos gazetesinde editör, köşe yazarı ve yazı işleri müdürü olarak görev alan karin karakaşlı, halen radikal 2’de köşe yazarlığı yapıyor. yazar aynı zamanda özel getronagan ermeni lisesi’nde ermenice öğretmeni ve yeditepe üniversitesi çeviribilim bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyor.
doğan kitap tarafından yayımlanan eserleri: can kırıkları (2002, öykü), müsait bir yerde inebilir miyim? (2005, roman) ve cumba (2009, deneme).

can kırıkları

“anlatsana hikâyesini mari” dedim. o şiirin gerisini, dizelerin arasını dinlemenin benim için nasıl da değeri biçilmez bir armağan olduğunu hissetti. gizli vasiyetini açıklar gibi, büyük sırrını paylaşır gibi, en leziz meyveyi tane tane yedirir gibi anlattı. “o deyiş çorlu gezisinden yadigâr. bir gün iskilip kasabasında çalışırken çocuklar etrafını sarmış. o da oyalansınlar, kendisini de rahat bıraksınlar diye çocukların eline kâğıt kalem tutuşturmuş, ‘bildiğiniz ne kadar meyve ismi varsa yazın’ demiş. oralar bereketli yerler, çocuklar yazdıkça yazmış. sırf üzüm çeşitleri bile bir sayfa tutmuş. ‘çatal kara’ da onlardan biri. yer yer mora çalan kuzgunî bir salkımmış. diline doladı bir kere. gözlerime, saçlarıma yakıştırdı. ‘çatal karam’ dedi durdu bana. sonra da o şiir geldi...”

hastane odasının çiğ boşluğunda bedri’nin sesi yankılandı, sevdiği kadın için son kez söyledi şiirini.

karadutum, çatal karam, çingenem
nar tanem, nur tanem, bir tanem
ağaç isem dalımsın salkım saçak
petek isem balımsın ağulum
günahımsın, vebalimsin.
dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
yoluna bir can koyduğum
gökte ararken yerde bulduğum
karadutum, çatal karam, çingenem
daha nem olacaktın bir tanem
gülen ayvam, ağlayan narımsın
kadınım, kısrağım, karımsın.

(bkz:sayfa 48)

eylül ayı kitap çekilişi

can kırıkları

çünkü benim ülkemde tersinden işleyen çok değer var. manşetler tek günlük, nice sarsıcı olay arada kaynar gider. diplomaya, eğitime değer verilir hesapta, ama günlük hayatta asıl saygıyı kapkaçla köşeyi dönenler görür. çok fazla düşünenler çoğunlukla cezaevlerinde yerini alır da azılı suçlular kuş misali konup uçar oraların saçaklarına.

gençler çok çabuk yorulur. ne istediğini bilememenin, istediği şeyin belki de hâlâ o ülkede bir seçenek olarak sunulmamasının yılgınıdırlar. para kazanma telaşıyla belki de hiç istemedikleri işlerde bir ömür tüketirler. onların buradaki yaşıtları devletin maddî desteğiyle küçücük yaşlarında ayaklarının üzerine basıveriyor oysa. buradakilerin yüzünde olsa olsa her şeyi tüketmenin tatminsizliği var, bizimkilerdeki gibi hiç başlayamamanın değil.

hemcinslerimi de ilgiyle izliyorum. buranın kadınları kendine daha güvenli duruyor. cinsellikleriyle daha barışıklar, herkesin hayatı kendine. yasalar zaten onlardan yana, özel alanlara saygılı. kılık kıyafet konusunda da çok rahatlar çünkü kendileri özel olarak istemedikçe kimsenin onlara baktığı, tacizde bulunduğu yok. kuşkusuz tek tek yaşamlarına girildiğinde onların da nice sorunu çıkar, ama bizim mücadele ettiğimiz pek çok konu onların en doğal hakkı. hal böyle olunca kendilerine dair bir yaşamları olduğu hissi çok erken yaşlarda ağır basmaya başlıyor. çocuk doğurmayı bile başlı başına bir fedakârlık olarak görüyorlar.

(bkz:sayfa 53)

can kırıkları

(bkz:karin karakaşlı) tarafından yazılmış 85 sayfalık bu kitap hikaye (öykü) edebiyat türündendir. ayrıca kitap 9789759914912 ısbn numarasına sahiptir.

konusu: masaldaki uyuyan güzel misali zamansız suskunluklarından uyandılar. seslerini işitmeye, öykülerini dinlemeye hazır yüreklere gözlerin, ellerin, ezgilerin diliyle konuştular. anlattıkları yalnızca kendi yaşamlarının değil, insanlığın ortak söylencelerinin parçalarıydı. can kırıklarıydı. dinleyenlerin tenine battıkça ufuk aydınlandı. oysa daha güneş bile doğmamıştı.
(arka kapak)

rick riordan

sürekli görüyordum en sonunda okudum! :) sürekli filmini ve kitaplarını gördüğüm bir seriydi fakat çocuk kitapları olduğu için almaya değer mi emin değildim. fakat geçen hafta kütüphanede serinin ilk dört kitabını buldum ve hemen aldım. fantastik bir seri olunca (bkz:harry potter) gibi keyifli olacağını tahmin etmiştim. olimposlu tanrıların çocuklarının maceralarını gördüğüm bu ilk kitapta gerçekten çok keyif aldım ve herkese tavsiye ederim. :)

amok koşucusu

herkes en azından bir parça delirir.

(bkz:sayfa 13)

gülten dayıoğlu

kütahya doğumlu, yazar, öğretmen. (bkz:yeşil kiraz 1)

yakıcı sır

(bkz:stefan zweig) tarafından yazılmış 96 sayfalık bu kitap roman, dünya klasikleri, edebiyat türlerine sahiptir.orjinal adı brennendes geheimnis olan bu kitap (bkz:ilknur igan) tarafından çevrilmiştir.ayrıca kitap 9786053325536 ısbn numarasına sahiptir.

allah de ötesini bırak - 2

(bkz:uğur koşar) tarafından yazılmış 200 sayfalık bu kitap din (islam) türlerine sahiptir.ayrıca kitap 9786059913348 ısbn numarasına sahiptir.

kurallar kitabı

yardımsever olmak karşılık beklememeyi gerektirir. eğer karşılık bekliyorsan bunun adı yardımseverlik değil menfaatseverliktir. karıştırma!

korkma kalbim

çok güzel bir cümle de kurabilirdim lakin gerek duymadım çünkü bu hikayenin en güzeli hep sen olacaksın

simru

"biliyor musun yalnız çocuklar tahterevallinin ortasına oturur hep"...

amok koşucusu

tabancamı odada bırakmıştım, yoksa çoktan kendimi vurmuştum.

yeraltından notlar

(bkz:dostoyevski) tarafından yazılmış 140 sayfalık bu kitap roman, dünya klasikleri, yeraltı edebiyatı türlerine sahiptir.ayrıca kitap 9789944884013 ısbn numarasına sahiptir.

oniks

(bkz:jennifer l. armentrout) tarafından yazılmış 396 sayfalık bu kitap roman, fantastik, edebiyat türlerine sahiptir.orjinal adı onyx olan bu kitap (bkz:bilge n. zileli alkım) tarafından çevrilmiştir.ayrıca kitap 9786050914283 ısbn numarasına sahiptir.

rick riordan

oğlu için harika bir karakter ve dünya yaratan yazar. kitaplarının kahramanı percy jackson, oğlu gibi disleksisi, dikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğu olan bir karakterdir.

Toplam entry sayısı: 7

amok koşucusu

herkes en azından bir parça delirir.

(bkz:sayfa 13)

can kırıkları

(bkz:karin karakaşlı) tarafından yazılmış 85 sayfalık bu kitap hikaye (öykü) edebiyat türündendir. ayrıca kitap 9789759914912 ısbn numarasına sahiptir.

konusu: masaldaki uyuyan güzel misali zamansız suskunluklarından uyandılar. seslerini işitmeye, öykülerini dinlemeye hazır yüreklere gözlerin, ellerin, ezgilerin diliyle konuştular. anlattıkları yalnızca kendi yaşamlarının değil, insanlığın ortak söylencelerinin parçalarıydı. can kırıklarıydı. dinleyenlerin tenine battıkça ufuk aydınlandı. oysa daha güneş bile doğmamıştı.
(arka kapak)

eylül ayı kitap çekilişi

rick riordan

sürekli görüyordum en sonunda okudum! :) sürekli filmini ve kitaplarını gördüğüm bir seriydi fakat çocuk kitapları olduğu için almaya değer mi emin değildim. fakat geçen hafta kütüphanede serinin ilk dört kitabını buldum ve hemen aldım. fantastik bir seri olunca (bkz:harry potter) gibi keyifli olacağını tahmin etmiştim. olimposlu tanrıların çocuklarının maceralarını gördüğüm bu ilk kitapta gerçekten çok keyif aldım ve herkese tavsiye ederim. :)

can kırıkları

(bkz:karin karakaşlı) tarafından yazılmış 85 sayfalık bu kitap hikaye (öykü) edebiyat türündendir. ayrıca kitap 9789759914912 ısbn numarasına sahiptir.

konusu: masaldaki uyuyan güzel misali zamansız suskunluklarından uyandılar. seslerini işitmeye, öykülerini dinlemeye hazır yüreklere gözlerin, ellerin, ezgilerin diliyle konuştular. anlattıkları yalnızca kendi yaşamlarının değil, insanlığın ortak söylencelerinin parçalarıydı. can kırıklarıydı. dinleyenlerin tenine battıkça ufuk aydınlandı. oysa daha güneş bile doğmamıştı.
(arka kapak)

can kırıkları

çünkü benim ülkemde tersinden işleyen çok değer var. manşetler tek günlük, nice sarsıcı olay arada kaynar gider. diplomaya, eğitime değer verilir hesapta, ama günlük hayatta asıl saygıyı kapkaçla köşeyi dönenler görür. çok fazla düşünenler çoğunlukla cezaevlerinde yerini alır da azılı suçlular kuş misali konup uçar oraların saçaklarına.

gençler çok çabuk yorulur. ne istediğini bilememenin, istediği şeyin belki de hâlâ o ülkede bir seçenek olarak sunulmamasının yılgınıdırlar. para kazanma telaşıyla belki de hiç istemedikleri işlerde bir ömür tüketirler. onların buradaki yaşıtları devletin maddî desteğiyle küçücük yaşlarında ayaklarının üzerine basıveriyor oysa. buradakilerin yüzünde olsa olsa her şeyi tüketmenin tatminsizliği var, bizimkilerdeki gibi hiç başlayamamanın değil.

hemcinslerimi de ilgiyle izliyorum. buranın kadınları kendine daha güvenli duruyor. cinsellikleriyle daha barışıklar, herkesin hayatı kendine. yasalar zaten onlardan yana, özel alanlara saygılı. kılık kıyafet konusunda da çok rahatlar çünkü kendileri özel olarak istemedikçe kimsenin onlara baktığı, tacizde bulunduğu yok. kuşkusuz tek tek yaşamlarına girildiğinde onların da nice sorunu çıkar, ama bizim mücadele ettiğimiz pek çok konu onların en doğal hakkı. hal böyle olunca kendilerine dair bir yaşamları olduğu hissi çok erken yaşlarda ağır basmaya başlıyor. çocuk doğurmayı bile başlı başına bir fedakârlık olarak görüyorlar.

(bkz:sayfa 53)

eylül ayı kitap çekilişi