serap

Durum: 14 - 0 - 0 - 0 - 31.08.2018 09:31

Puan: 101 - öğrenci

2 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 2

kucaklaşmanın kitabı

(bkz:eduardo galeano)
dede, anılarını yitirdiği için, torununun torunu da henüz hiçbir anısı olmadığı için mutludur.

sanırım kusursuz mutluluk budur.

bilinmeyen bir kadının mektubu

(bkz:stefan zweig)

"gidilen yerden her zaman geri dönülür," dedin. 'evet,' dedim. 'geri dönülür. ama giden unutulur."

yavaşla

(bkz:kemal sayar)
oysa günümüz aşkları nasıl da bağırgan: '' beni sev! beni sev!'' gerçek aşk sevilme ihtiyacının üstündedir, talep etmemeyi de bilmektir. aşkın hakikati, aşığın susuşundadır, çektiği çilede, düştüğü çöldedir.

efruz bey

(bkz:ömer seyfettin)
marifet okumadan söylemekti. fakat bucakta bu hakikati bilen olmadığı için, efruz bey hep çok okuyor, derin derin tetebbu ediyor gibi gözükür, kataloglardan ezberlediği filozof ve alim namlarını sık sık tekrarlayarak ‘’asıl kendine ait fikirler‘’ söylerdi. bucakta ıstılahların büyük bir icazı vardı. evvel zamanda nasıl ayet, hadis olmayan bir arapça cümle müthiş bir kuvveti haiz ise, bugün de rastgele bir ıstılah aynı korkunç, müthiş kuvveti haizdir. kalbur samanda iken bayağı bir arapça cümlecik ile koca bir padişah, bir imparator nasıl kesilirse, bugün de hakikatte manası olmayan atmasyon bir ıstılahla, en muğdil mesele halledilir, en meşhur bir adamın cehaletine hükmedilir, yani manen kafası kesilirdi. efruz bey işte bu ıstılah cellatlarından biriydi. münakaşaya girişti mi, ıstılahlar atmaya başlar, bu atılan şeylerin karşısında, kırk ikilik gülleler gibi hiçbir mantık; malumat blokhavzı dayanamazdı...

küçük mutluluklar

(bkz:rıchard carlson)
hayatımız bize önemli gelen şeylerin peşinde koşturmakla geçiyor. bu koşuşturmaca içinde küçük ve basit mutlulukları görmezden geliyoruz. oysa yapmanız gereken şey hayatı biraz daha yavaş yaşamak ve hayatın basit zevklerinin tadına varmak.

tesirsiz parçalar

(bkz:ali lidar)
imza gününde kitaplar yaşam hayat üzerine tesirli hoş bir sohbet

tesirsiz parçalar

(bkz:ali lidar)
ölçüsüzce yaşayıp, ölçüsüzce sevip, ölçüsüzce içip, ölçüsüzce ne bok yiyeceğimizi bilemediğimiz zamanların ardından durup kendimizi ve geçmişimizi sorguladığımızda görüyoruz ki evet, elimize vermiş hayat boyumuzun ölçüsünü…"

ağlamak geliyor içimden

(bkz:bilal işgören )
beklemenin anlamsız,
vazgeçmeninse mutluluk olduğunu hissettiğim anda,
gittim senden.. .

eski ahbap

(bkz:reşat nuri güntekin)
yaşımı soran olursa kırk deyip geçiyorum amma hemen hemen elliye yanaştım. bu yaşta adam için karısının ölmesi kadar büyük felaket olmuyor. daha gençlikte başa gelse insan, yine sarsılır. ev bark yıkımı kolay şey değil. amma bir cihetten de bir ümit yeri kalır. adam belki yeniden bir yuva tutar; sönük ocağa şöyle üç, beş kasım dalı atar. daha ihtiyarlıkta olursa onun da o kadar zararı yok. adam, altmışından sonra karıyı neylesin; insan, o vakit keenne vapur bekleyen yolcuya benzer.

akşam güneşi

(bkz:reşat nuri güntekin )
nazmi bey fransa'da eğitim görmüş eski bir zabittir. oldukça çılgın bir hayatı vardır. yaşadığı sağlık sorunları sebebiyle bu çılgınlıklarından vazgeçip babasından miras kalan m..s adasındaki çiftliğe yerleşmeye karar verir.
eşinin yeğeni olan jülide'nin babasını kaybetmesi üzerine çiftliğe yerleşmesiyle birlikte olaylar gelişir.
  • /
  • 2

la casa de papel

2017 netflix ispanyol dizisidir.bir suç dehası planını gerçekleştirmek üzere polisi ustalıkla yönlendirirken sekiz hırsız, rehineler alarak kendilerini ispanya kraliyet darphanesine kilitler.
izlemenizi şiddetle tavsiye edebileceğim nadir dizilerdendir.konuşmalar ispanyolca olduğu için ilk başladığınızda hoşunuza gitmiyo gibi gelsede altyazıyla duyduğunuz kelimeyi eşleştiriyor olmanız yeni bir dil öğrenme hazzı yaratacaktır.
#nairobi #tokio #berlin #moscow #denver #rio #helshinki #oslo ve #profesör

the boy in the striped pyjamas

yönetmenliğini mark herman in yaptığı 2008 yapımı nazi almanyasinin çocuklar üzerinden anlatıldığı güzel film. izlemenizi tavsiye ederim.
not: 7/10

adam

kadın’ı okudunuz.
bu da adam.
*
diyebilirsiniz ki...
kadının karşılığı erkek değil mi?
bence değil.
*
çünkü, her kadın kadın ama...
her erkek adam değil.
*
herifleri yazmamayı tercih ettim!
*
elbette memleketin tüm adamlarını sıralayıp, bir kitaba sığdırabilmek imkânsızdır...
peki nedir?
farklı zamanlarda, farklı ortamlarda yaşayan, hatta birbirleriyle hiç tanışmamalarına rağmen, ortak zihniyetin, ortak karakterin, ortak paydasıdır adam.

yıkılsın diye karşıdevrim kazmalarıyla kolonlarına kolonlarına vurulan türkiye, bugün hâlâ ayakta duruyorsa... işte bu adamların ortak karakteri, ortak zihniyetinin sırtında duruyor.

(bkz:yılmaz özdil)

edip cansever

bekler mi beni
her yanı, ama her yanı çocuklar gibi gülümseyen
bir sürü yaz gününün içinde
acaba bekler mi beni
uykularım, o sonsuz uykularım
yanmış bir limonluktaki
- ve limonlar ki her gün bir yaprak ayininde
sesini hiç eksiltmeyen -
ama bilmez miyim ben
bilmez miyim hiç
böyle sığ hayallerle oyalanmak yerine
kısacık bir zaman olmalıydı elimde
turfanda meyva gibi bir zaman
yollar yollar kateden tadı ve ekşiliği
geçerek erguvanların dönemecinden
leylakların dörtyol ağzından
yapıştırıncaya dek beni dudaklarına
acının dudaklarına ve geçmişin
bir yaban gülü yaprağı gibi beni
ama ne gezer.
(bkz:ben ruhi bey nasılım)

son kamelya

okumak sadece öğrenmek değildir.
okumak bazen de eğlenmek ve merak içinde olmaktır. bir film izliyor gibi kaptırmak kendini.. sarah jio eserlerinin de benim için sürekleyici olmasının sebebi, günlük hayattan kopup bir maceraya atılmamdır.

Toplam entry sayısı: 14

vahşetin çağrısı

(bkz:jack london)
zaman kısıtlaması yoktu.sonsuz geleceğe kadar uzanıp gidiyordu yollar...
ölümün bir hareketsizlik,yaşayanların hayatlarından çıkıp uzaklara gidiş olduğunu biliyordu...

mihmandar

(bkz:iskender pala)efendimiz (sav)´e muhabbet
muhabbet´in doruklarda yaşandığı asr-ı saadet dönemininde, peygamber efendimiz (sav)´in mihmandarlığını yapmış eyüp sultan hazretlerini ve o dönemi çok güzel bir üslupla anlatan, adeta okumuyor yaşıyor olacağınız duygu yüklü bir roman.
ay doğdu üzerimize veda tepelerinden
şükür gerekti bize allah ındavetinden
sen güneşsin,sen aysın;sen nur üstüne nur
sen süreyya yıldızsın,ey sevgili,ey rasul...

tesirsiz parçalar

(bkz:ali lidar)
ölçüsüzce yaşayıp, ölçüsüzce sevip, ölçüsüzce içip, ölçüsüzce ne bok yiyeceğimizi bilemediğimiz zamanların ardından durup kendimizi ve geçmişimizi sorguladığımızda görüyoruz ki evet, elimize vermiş hayat boyumuzun ölçüsünü…"

bilinmeyen bir kadının mektubu

(bkz:stefan zweig)

"gidilen yerden her zaman geri dönülür," dedin. 'evet,' dedim. 'geri dönülür. ama giden unutulur."

ben ney'im

(bkz:hakan mengüç)---ilişkiler, olumsuza evrilmeye başladığında büyük enerji ve zaman kayıplarına neden olur.ilişkinin bitmesi gerekiyorsa,bu evrede bitirmek doğrudur...
---insan düşünürken dikkatli, uygularken kararlı olmalıdır...

vahşetin çağrısı

(bkz:jack london)
zaman kısıtlaması yoktu.sonsuz geleceğe kadar uzanıp gidiyordu yollar...
ölümün bir hareketsizlik,yaşayanların hayatlarından çıkıp uzaklara gidiş olduğunu biliyordu...

mihmandar

(bkz:iskender pala)efendimiz (sav)´e muhabbet
muhabbet´in doruklarda yaşandığı asr-ı saadet dönemininde, peygamber efendimiz (sav)´in mihmandarlığını yapmış eyüp sultan hazretlerini ve o dönemi çok güzel bir üslupla anlatan, adeta okumuyor yaşıyor olacağınız duygu yüklü bir roman.
ay doğdu üzerimize veda tepelerinden
şükür gerekti bize allah ındavetinden
sen güneşsin,sen aysın;sen nur üstüne nur
sen süreyya yıldızsın,ey sevgili,ey rasul...

çalıkuşu

(bkz:reşat nuri güntekin) en uzun, en çaresiz geceni düşün. sabah olmadı mı?

akşam güneşi

(bkz:reşat nuri güntekin )
nazmi bey fransa'da eğitim görmüş eski bir zabittir. oldukça çılgın bir hayatı vardır. yaşadığı sağlık sorunları sebebiyle bu çılgınlıklarından vazgeçip babasından miras kalan m..s adasındaki çiftliğe yerleşmeye karar verir.
eşinin yeğeni olan jülide'nin babasını kaybetmesi üzerine çiftliğe yerleşmesiyle birlikte olaylar gelişir.

eski ahbap

(bkz:reşat nuri güntekin)
yaşımı soran olursa kırk deyip geçiyorum amma hemen hemen elliye yanaştım. bu yaşta adam için karısının ölmesi kadar büyük felaket olmuyor. daha gençlikte başa gelse insan, yine sarsılır. ev bark yıkımı kolay şey değil. amma bir cihetten de bir ümit yeri kalır. adam belki yeniden bir yuva tutar; sönük ocağa şöyle üç, beş kasım dalı atar. daha ihtiyarlıkta olursa onun da o kadar zararı yok. adam, altmışından sonra karıyı neylesin; insan, o vakit keenne vapur bekleyen yolcuya benzer.